YALNIZ BİYOLOJİYE ÖZGÜN KANUNLAR VAR MIDIR?
Bilim adamlarının doğal kanunlar olarak kabul ettikleri yasaların kökeni fizik ve kimyadır. Evrende cansız maddenin her türlü davranış biçimlerini bu bilim dalları inceler. Evreni canlı ve cansız varlıklardan oluşan iki ayrı domain'e ayırırsak, canlılara da hükmeden bir takım yasaların olması gerektiği sonucuna varmak bize yanlış gelmez. Çünkü canlıların davranışının cansız maddelerin davranışlarından çok farklı olduğunu biliyoruzdur. Hatta bilmekle yetinmeyiz. Bundan kesin olarak eminizdir. Çoğumuza göre yalnız canlılara özgün biyolojik yasalar vardır. Onlarsız cansız madde canlılık kazanamaz, biyolojik sistemler oluşamaz ve milyonlarca canlı türü ortaya çıkamaz. Biyolojik yasaların olup olmadığı sorusuna karşı bunlar bizim ilk tepkilerimizdir. Biyolojik kanular vardırlar. Onlarsız bir yaşam mümkün değildir.
Konuyu tartışmaya devam etmeden önce doğal kanunların doğalarına kısa bir göz atalım.
Fizik kanunları (veya bilimsel kanunlar) olarak da bilinen doğal kanunlar emprik gözlemlere dayanan bazı genellemelerdir. Bilimsel emprik gözlemler bir takım örneklerin varlığını ortaya koyar. Emprisizmde bilginin kaynağı duyusal (algısal) deneyimlerdir. Emprisizm insanların bilgiyi nasıl kazandıkları ile ilgili epistemolojik bir kavram olup, fikir yürütmede ve kuram geliştirmede deneyimlere ve özellikle duyusal olarak algılanan delillere dayanır. Emprisizm doğuştan ve geleneklerle kazanılan bilgiyi ve rasyonalizmi reddeder. Emprisizm delillere ve onların deneylerle kazanılan şekline büyük önem verir. Bu felsefe türüne göre bütün hipotezler ve teoriler doğal dünyadaki gözlemlere dayanmalıdırlar. Apriori nedenler, içgüdüler, içine doğmalar ve ilhamlar kabul edilemez. Yani bilimin metodolojik doğası empriktir. Emprik kanunlar aslında uzun yıllar içinde tekrarlanan bilimsel araştırmalar ve gözlemlere dayanarak varılan sonuçlardır.
Biyolojide açıklamaları yaparken nedensellik ve ilişki kurmak gerektiği ve onlar bir takım kanunlara uymayı gerektireceği için, biyolojik kanunların var olması gerekmez mi? Biyolojide ve her bilimde açıklama gücünün bir takım kanunlara dayanması mantıklı bir çıkarımdır. Gözlem ve bulguları açıklama ve doğalarını ortaya koyma çabaları çoğu kere bazı yasaların varlığını zorunlu kılabilir. Ayrıca biyolojinin bir takım öngörüleri de vardır. Çünkü biyolojinin ilerde vuku bulacak süreçlerin en azından bazılarını tahmin etme gücü vardır. Bu durumda biyolojik kanunlar yalnız var değillerdir. Aynı zamanda var olmak zorundadırlar diyebilir miyiz?
Bilimsel açıklamaları konular arasında nedensel ilişkiler kurmadan yapmak mümkün değildir. Bu ilişkilerin kabul edilmeleri için de bir takım kurallara uymaları gerekmektedir. Bu kurallar kendilerini kanunlar olarak manifest edeler. Hiç kuşkusuz bir bilim dalı olan biyolojide açıklamalar yapılırken bu kurallara ve tabiri caizse, kanunlara dayanmak gerekir. Pozitif bir bilim dalı olan biyoloji bunu bizden ister. İstenen bu kanunlar biyoloji ile ilgili olduklarından, onlara biyolojik kanunlar denmesinin hiç bir sakıncası yoktur!
Yoksa var mıdır?
Bilimsel kanunların evrensel olmak gibi ilginç bir özellikleri daha vardır. Bu kanunlar evrende mevcut canlı-cansız her varlık için geçerli olmak zorundadırlar. Bu ilke doğal kanunların sine quo non özelliğidir. Geniş bir popülasyon içinde farklı bireylerle uğraşan biyolojide bütün bireyleri kapsamına alan özgün biyolojik kanunların var olması mümkün değildir. Çünkü her birey diğerlerinden ayrı ve farklı özelliklere sahiptir. Her biri için ayrı bir kanun da pratik bir çözüm değildir.
Biyolojide evrensel kanunların olabileceği argümanını kuramsal olarak tartışalım. Bir canlı türünü ele alıp onu diğer türlerden ayıran bir özelliğinin bir yasaya bağlı olması gerektiğini savunalım. Tanımına bakarsak bir türle ilgili spesifik bir özellik biyolojik bir genelleme olarak karşımıza çıkabilir. Ama kanunlar tanımlama şekinde olamazlar. Ayrıca tanımlamalardan kanunlar çıkarılamazlar. Çünkü bu gibi durumlarda kanunları yanlışlamak mümkün olamaz. Kanunların en büyük özellikleri yanlışlanabilir olmalarıdır. Biyolojik kanunların var olabilmesi için onların yalnız genel değil, evrensel olmaları ve bu arada yanlışlanabilmeleri de gerekmektedir.
Türlerin biyolojide proton ve elektronların atomlardaki karşılığı olduğu ileri sürülebilir. Ama biyolojik sistemlerde bireyler ve onların bir araya gelmesinden oluşan popülasyon, atomları oluşturan öğeler ve atomların oluşturdukları gruplarla bire bir karşılaştırılamazlar. Protonlar, elektron ve nötronlar her zaman her elementte aynıdırlar ve aynı koşullarda aynı davranışları sergilerler. Çeşitli bireylerden oluşan türler ise doğal seçilim yasasına tabidirler. Bu yasa onları ortama uyum yapmak için sürekli olarak değişmeye zorlar. Aynı doğal kaynakları paylaşan türlerden biri yok olmak ya da mümkünse değişmek, zorundadır. Bu rekabetten bir takım biyolojik kanunlar çıkarmak mümkün değildir. Çıkarılabilecek tek kanun doğal seçilim yasasıdır ama o da bir biyoloji değil, bir fizik kanunudur.
Bu durumda fizik kanunlarından farklı ve özgün biyolojik kanunların olmamasının biyoloji bilimine ne gibi bir olumsuz etkisi olabilir? Biyoloji bir bilim dalı olmaktan çıkacak mıdır? Fizikten ve kimyadan daha mı az somut bir müsbet bilim dalıdır biyoloji?
Biyolojinin yakından ilgilendiği konuları açıklama yeteneği fizik ve kimyadan daha mı aşağıdır? Kanun olamayan genel biyolojik çıkarımların açıklama gücü yok mudur?
Biyoloji özgün ve yalnız kendisinin sahip olduğu bir takım kanunlara baş vurmadan canlılarla ilgili olguları mükemmel bir şekilde açıklayacak özelliklere sahiptir. Biyoloji ayrıca bu konuda kendisine araç olarak hizmet edecek yasalarla da donanmıştır. Onlar biyoloji ile ilgili konuları açıklamak için fizik ve kimyadan ödünç alınan yasalarıdır.
Evet... Biyolojik kanunlar yoktur. Yalnız fizik ve kimya kanunları vardır. Biyoloji diğer bütün bilim dallarından yararlanan müthiş bir bilim dalıdır. Daha da ötesi tıp bile biyolojinin bir dalıdır. Bu gerçekleri kabul etmeden, fizik ve kimya ile biyolojiyi birleştirmeden, biyolojinin gerçek değerini ve insanlığa kazandırdıklarını doğru değerlendirmek mümkün değildir.
Biyolojik kanunlarını olmamasının bir diğer nedeni de, canlıların yalnız cansız maddeden yapılmış olmaları gerçeğidir. Cansız molekülleri bir arada tutan ve onların zamanla canlılık kazanmalarını sağlayan ilahi bir kuvvet yoktur. Öyle bir kuvvetin varlığını telkin eden en ufak bilimsel bir delil bile yoktur. Yalnız bu neden bile biyolojik kanunların olmaması için yeterlidir. Biyolojik kanunlar yoktur. Zaten onlara gereksinim de yoktur.
Comments